
Formula 1’de yeni sezonun başlamasına artık sadece günler kaldı. Kış döneminde biz motor seslerini özlemekle meşgulken, takımlar yeni sezon araçlarını ortaya çıkarabilmek için gece gündüz çalışıyordu.
Son bir ay içerisinde 3 farklı kış testi etabı vardı. Biri Jerez’de, ikisi Barcelona’da yapılan bu testlerde takımlar toplam 12 gün pist üzerindeydi. Kış aylarında simülasyonlarda denedikleri ayarları, asfalt üzerinde elde ettikleri verilerle kıyaslama imkânı buldular ve yeni araçlarının zayıf yönlerini gördüler.
Yeni sezonun oldukça heyecanlı geçmesi bekleniyor. Kimi Raikkönen’in iki yıllık ralli macerasından, “Zamana karşı değil, önümdeki gerçek araçlara karşı yarışmak istiyorum” düşüncesiyle topraktan zeminden asfalta dönmesiyle birlikte, 2012 gridinde şampiyon unvanlı tam 6 pilot yer alacak.
Son yıllardaki en yakın mücadeleye sahip olması beklenen 2012 sezonunda egzoz gazıyla beslenen difüzör kullanımının yasaklanması ve savunma yapan pilotun, yarış çizgisini bir kere terk ettikten sonra bir daha geri dönememesi gibi kural değişiklikleri var. Yani geçen yıl Monza’da tanık olduğumuz Schumacher - Hamilton çekişmesine benzer bir mücadeleyi artık göremeyeceğiz.
Öte yandan çarpışma anında oluşan kuvveti dağıtması ve arkadan çarpan aracın öndekinin üzerine çıkamaması için burun yüksekliği bu yıl düşürüldü. Ancak gövde bölümünün hala eski yüksekliğinde olması, aracın ortası ve burnu arasında bir seviye farkı çıkardı. Bu fark da 2012’de göreceğimiz ve daha şimdiden çokça tepki alan “kademeli burun” kavramını ortaya çıkarıyor. Mühendisler, kademeli burunların daha iyi bir aerodinami sunduğunu ifade ediyor. Şu slogana da alışmamız lazım: “Hızlıysa, güzel olmaması önemli değildir.”
Ve şimdi, takımların kış aylarını nasıl geçirdiklerine ve 2012 araçlarının son durumlarına bakalım…
Red Bull
Konsol oyunları tutkunları bilir. Eski nesil konsollarda mümkün olan bazı tuş kombinasyonları, oyuncuya “cheat” yapma şansı verirdi. Bunun sonucunda ölümsüzlük, sınırsız cephane, yüzde yüzlük bir isabet oranı gibi doğaüstü özelliklere sahip olurdunuz.
İşte Formula 1’deki “cheat” Red Bull takımında. Evet, kimden bahsettiğimi gayet iyi biliyorsunuz. Bu isim tabii ki; Adrian Newey. Tasarladığı neredeyse her araç spor tarihinin en iyilerinden biri olan Newey, geçtiğimiz yıl RB7’de çıkardığı işle efsaneler arasındaki yerini iyice sağlama almıştı. Egzoz gazıyla beslenen difüzör sisteminin FIA tarafından yasaklanması sonrası, bu yılın aracı RB8’de de bir takım sihirbazlıklar yapması kimse için sürpriz olmayacak.
Sezon öncesi testlerde Red Bull beklendiği gibi güçlü gözüktü. Ama Paddock’taki genel kanı, yeni araçlarının geçen sezonki mutlak egemenliği devam ettirmekten biraz uzak kalacağı yönünde. Eskinin Formula 1 pilotu, günümüzün spikeri Martin Brundle, kış testleride izlediği RB8 için şöyle konuşuyor: “Red Bull yine hızlı görünüyor. Ama geçen yılki kadar yere basma kuvveti üretemiyorlar. Mark Webber’ın pek çok viraj çıkışında aracıyla mücadele etmek zorunda kaldığını gördüm.”
Oysa aerodinamik üstünlük geçen yıl en güçlü oldukları alandı. Vettel ve Webber’in tam gaz geçtiği pek çok hızlı virajı, McLaren ve Ferrari pilotları ayaklarını gazdan çekmeden geçemiyordu.
Barcelona’daki testlerin son iki gününe ise yeni bir güncellemeyle çıktılar. Ancak son gün Vettel, ön kanadını kırdığı için sadece 25 tur atabildi (rakiplerinin ortalaması ise 100).
Melbourne’de bu paketi kullanmayabilirler. Ama şu bir gerçek; Red Bull, diğerlerinden hala çok üstün.

McLaren
Formula 1 ile bu sezon ilgilenmeye başlayacak bir genç sporsever muhtemelen McLaren taraftarı olacaktır! Neden mi? Çünkü birkaç yıldır yere yakın burun şeması üzerine odaklanan McLaren, bu yıl kademeli burun kullanmayacak tek takım (Bir de Marussia var ama onlar televizyonda ne kadar görünecek ki!). Oldukça çirkin bulunan diğer araçların yanında McLaren Mercedes, son derece modern ve şık görünüyor.
Şaka bir yana, 2011’deki kâbus gibi geçen sezon başlangıcı sonrası, İngiliz ekibinde işler iyi görünüyor. Geçtiğimiz sezon Hamilton’u istikrarlı bir şekilde mağlup eden Button, yeni araçtan son derece memnun: “Geçen yıl araca ilk kez bindiğimde çok kötü bir his vermişti. Ama bu yılki durum çok farklı. Araç gerçekten iyi görünüyor ve şu ana kadar iyi bir iş çıkardığımızı söyleyebilirim.”
Red Bull takım patronu Christian Horner da, Button’un bu yıl en büyük rakipleri olacağını söyledi.
Lewis Hamilton ise hayal kırıklıklarıyla dolu 2011’den sonra yeniden motive olduğunu söylüyor. En büyük amacı eski hızına ulaşıp tecrübeli rakibi Button’ı yeniden alt edebilmek ve tabii ki Red Bull’a meydan okuyabilmek. MP4-27, bu mücadeleye izin verecekmiş gibi duruyor.
Ferrari
Hiç şüphe yok ki, yeni sezon öncesi en büyük merakla beklenen takım Scuderia Ferrari. Geçen sezonun ortasında F150 Italia için yaptıkları tüm güncellemeleri bıraktılar ve tamamen 2012 aracı F2012’ye odaklandılar.
Aylar boyunca İtalyan ekipten gelen açıklamalar da umut vericiydi. Fernando Alonso ve yeni araçlarıyla birlikte 2000-2004 arasında Michael Schumacher ile kurdukları egemenliği yeniden yaratma isteklerinden, yeni araçta ne kadar radikal değişiklikler yaptıklarına kadar pek çok şey duyduk Maranello merkezli takımdan.

Yoğun hava muhalefeti nedeniyle uluslararası basın olmadan yaptıkları yeni sezon tanıtımında kademeli burunlu F2012’nin bu yıl griddeki en “çirkin” araç olduğunu gördük. Ama malum slogan; “Hızlıysa, güzel olmaması önemli değildir.”
Ancak onca övgü sonrası, testlerde F2012’nin hayli kötü olduğunu gördük. Alonso, aracın parlatılması gereken bazı iyi yönlerinin olduğunu söylese de, Pat Fry, ilk yarışlarda podyumu dahi göremeyebilecekleri görüşünde. Oysa Fry daha 2 ay önce, “Geçtiğimiz yıl Melbourne’e geldiğimizde Ferrari ve McLaren’in gerisinde olduğumuzu gördük ve ‘aracımızı geliştirmemiz lazım’ dedik. Yeni sezona başladığımızda ‘aracımızı geliştirmemiz lazım’ demek istemiyoruz, çünkü zaten yeterince hızlı bir araç tasarlamış olmak istiyoruz” demişti.
Geçen yılın en hızlı üçüncü aracı olan Ferrari, bazılarına göre bu yıl beşinciliğe gerilemiş durumda. Takım patronu Luca di Montezemolo, “İlk yarış sonrası aracımız yeterince rekabetçi değilse bazı cevaplar isteyeceğim” dedi. Ferrari mühendislerinin, bir günün 24 saatten daha uzun olmasını dilediklerini tahmin etmek kesinlikle medyumluk olmaz!
Mercedes GP
Michael Schumacher emeklilikten dönerken, Mercedes GP’nin 3 yıllık bir projesi vardı. Bu zaman dilimi içerisinde araçlarını rekabetçi bir seviyeye yükseltip, üçüncü yılın sonunda şampiyonluk mücadelesi vermek istiyorlardı. Ancak bu plan nedense her sezon en az bir yıl kadar uzadı!
W01’de yaşanan felaketin ardından, W02 nispeten daha iyi bir araçtı. Ancak aracın hazır hale getirilmesinde ciddi problemler yaşamışlardı ve 2011 sezonuna neredeyse hiç test yapamadan girmişlerdi. Ancak bu yılki W03 için oldukça umutlular. Yeni araçlarını Jerez’e getirmeyip üzerinde çalışmaya devam ettiler ve W03, ilk Barcelona testinden sadece bir gün önce basına tanıtıldı. Nico Rosberg, bu lansmanı geç yapmanın doğru olduğunu belirtirken, 7 kez Dünya Şampiyonu Michael Schumacher yeni araçtan umutlu görünüyor: “Araç içindeki his oldukça iyi. Özellikle arka lastikleri bu yıl daha iyi kullanıyoruz ve arkadan kayma problemimiz ciddi ölçüde azaldı. W03 iyi görünüyor, ancak önemli olan başkalarına oranla ne kadar ilerleme kaydettiğimiz ve bunu sezon başlamadan göremeyeceğiz. Yine de yarış kazanmaktan uzağız.”
Takım patronu Ross Brawn da pilotları gibi yeni araçtan umutlu. O, büyük takımlara sorun çıkarabileceklerini bile düşünüyor.
Mercedes, bu yılki kış testlerinde geçen yıl attığının iki katından fazla tur attı. Geçen yılın bu döneminde yoğunlaştıkları konu dayanıklılıktı. Şu anki odak noktaları ise, kesinlikle performans ve sezon öncesi testlerde baş gösteren yumuşak hamurdaki aşınma sorunu.
Lotus (Geçen yılki Renault)
Lotus, Renault adıyla yarıştığı 2011’e fena bir başlangıç yapmamış ve sezonun ilk yarısında griddeki en hızlı dördüncü araç olmuştu. Ancak sezonun ikinci yarısında işler tam bir felaketti. Önden üflemeli egzoz sisteminin istedikleri performansı vermeyeceğini daha sezon başında anladıklarını itiraf etti takım patronu Eric Boullier. Bu sistemin diğer bir eksi yanı da, çok fazla gelişime ve güncellemeye izin vermeyişiydi. Bu yıl daha muhafazakâr bir araç ürettiler ve E20’nin içinde bir Dünya şampiyonu, Kimi Raikkönen olacak.

Buz Adam, Formula 1’i özlemiş ve sezon öncesi testlerden eski saf süratinden pek bir şey kaybetmediğini gösterdi. Ancak Lotus, ikinci test etabında bir şasi sorunu yaşadı ve dört günlük ilk Barcelona etabının daha ilk gününde bavulları (artı tonlarca ağırlıktaki tırları) toplayarak İngiltere’ye döndüler.
Son test döneminde gayet hızlıydılar ve hem Kimi hem de bir diğer yeni pilot Romain Grosjean (GP2 2011 şampiyonu), kendi günlerinde pistteki en hızlı derecelere imza attı.
Bazılarına göre Lotus, bu yıl hem Ferrari’den hem de Mercedes’ten daha hızlı.
Force India
Geçen sezonki ataklarından sonra bu yıl bir ikilemde kaldılar. Ya çok daha fazla para harcayıp yukarılara çıkmaya çalışacaklar ya da son yıllardaki kadar harcayıp orta sıraların en iyisi olma hedeflerine devam edeceklerdi. İkinciyi seçtiler.
Çaylak sezonunda başarılı bir performans çizen Paul Di Resta, bu yıl takımın birinci pilotu durumunda. Öte yandan genç Alman Nico Hülkenberg, Adrian Sutil’in koltuğunu kaparak yedek pilotluktan yarış pilotluğuna terfi etti.
Toro Rosso
“Kardeş Red Bull” Toro Rosso, bu yıl iki pilotunu da değiştirdi. Pek çoklarına göre Alguersuari ile yollarını ayırmaları yanlış bir karardı. 2012’deki pilotları geçtiğimiz yılı HRT’de geçiren Daniel Ricciardo ve Jean-Eric Vergne olacak.
2011’in ikinci yarısında müthiş bir atak yapmışlardı. Lotus’u geride bırakıp Force India ile dahi çekişecek duruma gelmişlerdi ve maksimum hızları çok iyiydi. Bu yıl da üzerine koymaya çalışacaklar.
Williams
2011’de tarihinin en kötü sezonunu geçiren Williams, bu yıl motor üreticisi Renault ile anlaştı. Efsane Williams-Renault günlerini canlandırmak istiyorlar. Geçen yılki araçları çok ama çok yavaştı. Sezon boyunca dayanıklılık sorunu yaşamadılar ama araç 90’lardan kalmış gibiydi.
Tarihin en çok Grand Prix’e çıkan pilotu Barichello, bu yıl IndyCar’da olacak. Williams’ın pilotları Pastor Maldonado ve Bruno Senna. Frank Williams, Maldonado için iyi şeyler söylese de, sponsoru olmasa, Venezuelalının Formula 1’de yer alması hemen hemen imkânsız.
Bruno Senna da soyadının verdiği krediyi yeterince kullandı. Daha önceki iki şansını pek iyi kullanamamıştı. (Hoş, bu tecrüberleden birini HRT’de yaşadı, o da ayrı bir konu). Artık bir şeyler ispat etmek zorunda.
Bu yılki en büyük motivasyon kaynakları Renault motoru olacak.

Sauber
İsviçre takımı geçen yılki ortalama performansın ardından bu yıl daha hızlı görünüyor. Kobayashi ve Perez, testlerde iyi dereceler ortaya koymayı başardı.
Geçen sene lastiklere oldukça yumuşak davranan bir araçları vardı. Özellikle Kobayashi’den pek çok kez tek pit-stop’lu yarışlar izledik. Ama nazik araçları yeterince hızlı değildi. Kış döneminde bu sorun üzerinde durdular.
Gerçekçi hedefleri geçen yılki yedinciliği tekrarlamak. Zira olası altıncı Force India ila aralarında ciddi bir fark var.
Caterham (Geçen yılki Lotus)
En kötü 3 takım içindeki en iyi takım olan Caterham, bu yıl ilk puanlarını almanın peşinde. Kış döneminde herhangi bir sorun yaşamadılar ve test döneminde yaptıklarından yeterince memnunlar.
Kovalainen hala takımda ama Formula 1’deki tek İtalyan pilot Jarno Trulli’yi, Vitaly Petrov ile imzalayabilmek için takımdan gönderdiler.
Petrov tercihinin sebebi tabii ki Rus pilotun fevkalade(!) yetenekleri değil; arakasındaki sponsorlar. Kovalainen geçen yıl düzenli olarak Trulli’nin önünde yer almıştı. Bu yıl da Petrov’a üstünlük kurmasını bekleyebiliriz.
Marussia (Geçen yılki Virgin)
Çarpışma testlerini geçemedikleri için, yeni araçlarını test etme şansları olmadı. Pek iyi bir dönem geçirmedikleri kesin ve Caterham’e üstünlük kurmaları çok zor olacak.
Geçen yıl McLaren ile teknik bir ortaklığa gitmişlerdi. İngiliz ekibinin hem teknolojisinden hem de mühendislerinden yararlanabiliyorlar. Bu yıl McLaren ile birlikte gridde kademeli burun kullanmayan iki takımdan biri durumundalar. Buradan takımdaki McLaren etkisini görebiliyoruz. Yeni sezondaki pilotları Timo Glock ve çaylak Charles Pic.
HRT
Formula 1’in efsane(!) takımı, test dönemini tahmin edebileceğiniz üzere kaçırdı. Geçen sezonun ilk yarışı olan Avustralya sıralama turları başlarken araçlarını daha yeni hazırlıyorlardı (Bahreyn iptal olmasa ilk yarışı kaçırmış olacaklardı). Bu yıl ise daha hızlılar! 2012 aracı sürpriz bir şekilde hazır! Dış görünüşü oldukça da beğeni topladı. Ancak dediğim gibi tek bir tur dahi atamadılar ve pilotları Narain Kathikeyan ile Pedro De La Rosa. Harika bir kadro, değil mi?
Hedefleri yüzde 107 barajının içinde kalmak.

İşte herkesin korktuğu senaryo: Vettel’in daha ilk turda büyük bir fark yapıp tüm yarışı lider gitmesi.
Tüm Formula 1 fanlarının dileği bunun yaşanmaması ve sezonun beklendiği gibi yakın geçmesi.
Hepinize keyifli bir sezon dilerim…